müşteri memnuniyeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
müşteri memnuniyeti etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Pazar, Ağustos 10, 2008

Sanane Benim ne yaptığımdan! (Firmalar için Twitter)

Twitter sizi 140 karakterle sınırlandıran gereksiz bir araç doğru mu?
Twitter: What are you doing?
Mapo: Sana ne!
Firmanıza yada markanıza baktığınızda bu sorulardan en az bir tanesini olsun cevaplamak istiyorsanız Twitter sizin için gerçekten önemli bir araç olabilir....

Sektörünüzden birileriyle ieltişim içinde kalmak ve paylaşımlarda bulunmak mı istiyorsunuz?
Kişiler,kurumlar,markalar yada ürünler hakkında neler söylenmiş öğrenmek mi istiyorsunuz?
Yeni fikir ve yaklaşımlardan haberdar olarak anlık trend'in nereye kaydığını takip edip geride kalmamak mı istiyorsunuz?
Uzman olarak gördüğünüz kişi veya organizasyonların neler yayınladığını gözlemlemek mi istiyorsunuz?
Belirli bir kitleye elinizdeki ürünü yada servisi tanıtıp akıllarına kazımak mı istiyorsunuz?
Kötü yorumlarla nasıl başaçıkabileceğinizi bilmediğinizden bloggingden mi çekiniyorsunuz?

Peki kendinizi nasıl tanıtacaksınız(followerları nerden bulacaksınız?)
Ufaktan, önce çevrenizdekileri çağırarak başlayabilirsiniz -ki zaten bir kısmı zaten Twitterdadırlar-
Hemen Takip etmeye başlayın sektörünüzden firmalar, kişiler, yorumuna değer verdiğiniz ve iletişim içinde olmayı düşündüğünüz herkes, çünkü onların bir çoğu da geri dönüp sizi takip edeceklerdir.
Twellow.com sitesinde kendinizi kategorize ederek istediğiniz kitlenin sizi bulmasını saglayabilirsiniz,(bunun gibi araçlar fazlasıyla var, bu arada kendi bulduğunuz araçlar olunca bana da haber verirseniz sevinirim:)
Takip ettiğiniz kişiler sizinle yada sektörünüz ile ilgili bir gönderi yaptığında direk mesaj yada @reply gönderebilirsiniz(ki bu sizin müşteri iletişiminizi güçlendirecektir)
Gönderilerinizde "ne ayak?" sorusunu sordurmanız followerlar ile iletişim başlatacaktır ki bu da 140 karekterden kat kat daha fazlası (örn: "Girişim yorumu kim yapar ki?" )

Tabiiki nicelikten öte nitelik mantığıyla en önemli yapmamız gereken şey, twitterımızı nitelikli gönderilerle olabildiğince güncel tutmak! Gerisi zaten çorap söküğü...

Peki şimdi sen söyle Twitter; "What are you doing?"

Cumartesi, Temmuz 26, 2008

Çalışana değer vermek!

BSH Çamaşır Makinesi Fabrikası Direktörü Lars Oliver Giersberg, 400 çalışandan 2 bin 500 fikir geldiğini açıkladı.

BEYAZ eşya ve ev aletleri üreticisi BSH’ın Türkiye’deki çamaşır makinesi fabrikasının çalışanları grup bünyesinde düzenlenen fikir yarışmasında dünya birincisi oldu. Alman BSH, dünya genelinde 45 fabrikasında ’Top Idea’ isimli fikir yarışması düzenliyor. BSH’ın Çerkezköy’deki çamaşır makinesi fabrikasında çalışanların 2007 yılı boyunca Top Idea’ya sundukları önerilerle, fabrikada 272 bin Euro’luk tasarruf sağlandı.

Çalışanların tamamının organizasyona katkısıyla bir çok kar elde ediliyor, sadece tasarruf edilen miktar değil yanı sıra çalışanlar ürün için fikir verebildikleri ve üzerine katkı sağlayabildikleri için firmalarına daha bir sıkı bağlanırken, sonuçta, müşteriye her geçen gün geliştirilen ürünler ile daha iyi bir hizmet veriliyor...
"maaşını, yemegini, yolunu verdik daha ne istiyon!" zihniyetinin örnek alması temennisiyle...

Çarşamba, Temmuz 23, 2008

Yıllık Kart Ücreti (!)

Türkiye Bankalar Birliği (TBB), yaptığı açıklamada Bankaların Kredi Kartı Müşterilerinden tahsil ettiği Kart Ücretlerinin legal olduğunu bildirdi

Kredi kartı kullanıcısından türlü türlü faiz alınıyor, bireyselde en büyük kazanç bu kredi kartı faizlerinden geliyor, hatta bazı bankalarda ticariler ile yarışıyor, ve bunlar yetmiyor, KART ÜCRETİ alınıyor...
Hadi diyelim ki bu lazım o kadar hizmet veriliyor ve bu yüzden böyle bir sabit alacak gerekli,
Peki istisnasız bütün müşteriler en az bir defa "bu kart ücreti de nedir?" diye sormuşsa bununla ilgili neden farklı bir çözüm geliştirmiyorlar...
Akbankta çalıştığım dönemlerde Kredi Kartının bütün avantajlarını silen bu KART ÜCRETİ birçok müşteri kaybettirdi!
Evet herkesden alınınca ciddi bir gelir oluyor, 500bin kart, 40 YTL Kart ücreti, 20milyon YTL gelir(!)
Peki bir banka, o kadar çok müşteri kaybedeceğine faizlere bir puan eklense 20milyondan az mı kazanır çok mu?
Veya böyle bir yaklaşım etik değil mi diyorsunuz?

Çarşamba, Ağustos 09, 2006

Peki Bir Şirket Nasıl Kurulur?

İlk önce bir yer tutarsın. Sonra telefon bağlatırsın. Sonra masa sandalye gibi malzemeleri alırsın. Bir de çalışanları belirledin mi, işlem tamam diyorsanız, bu yazıyı kesinlikle okumalısınız...
Türkiye'de senelerce "şirket kurma" deyince akla hemen gelen iki şey, masa ve sandalyeydi. Daha sonra zaman içinde bu söyleyişe telefon da eklenmiştir. Yani artık gereken şeyler ikiden üçe çıkmıştır. Peki, güncel terimiyle "globalleşen dünyada" bu üçlü ile ticaret yapmak ne derece mümkündür?Bu soruya hemen yanıt verirsek; artık mümkün değildir! Peki, neler gerekir? Nasıl bir alt yapı kurulmalıdır? Teknolojik olarak yapılabilecekler nelerdir? Bu soruları çoğaltmak mümkündür. Yapılması gerekenler ise aşağıda anlatılmıştır. Yapılacakları şöyle sıralayabiliriz:Güvenli ve sürekli bir internet bağlantısı kurmak
Kötü niyetli kişilere karşı sistemin korunması,
İçerden dışarıya istenmeyen haberleşmenin kesilmesi,
Sürekli ve hızlı bir internet bağlantısı ile mümkün olan tüm haberleşmenin internet aracılığı ile yapılması, böylece hem paradan hem de zamandan tasarruf edilmesi.
Ofis içi e-mail haberleşmesi
Bir insan bir günde belli sayıda telefon ile görüşebilir, ancak binlerce e-mail çekebilir.
Böylece hem zamandan kazanır, hem de e-mail'i kullandığında dikkatini toplayabildiği için daha verimli çalışabilir.

Ofis içi dosya paylaşımı
Bilgisayar dünyasındaki ana mantık gereği, bir belge bir şirkette bir tane olmalıdır.
Ofis içi belge yönetimi
Saklanması, aranıp bulunması, değişikliklerin takibi

Müşteri ilişkilerinin düzenlenmesi ve yönetimi
Müşteriler kim?
Müşteri tarafındaki yetkililer kim?
Müşteri ile yapılan çalışmalar,işler, yani projeler neler?
Bu projelerde bizden ve müşteriden kimler çalıştı, neler yaptı?
Proje sırasında üretilen belgeler neler ve tarihçeleri ne? (Teklif, bilgi notu, istek, fatura vb.)
Toplantı tutanakları, görüşme notları, telefon notları gibi her türlü takibe ve hatırlatmaya yarayan bilgilerin tutulması
Performans raporlarının çekilmesi


İntranet (ofis içi) için portale sahip olunması
Her ofiste bir pano vardır.Bu panoya bilinmesi gerekenler ve mesajlar asılarak bilgi iletilmeye çalışılır. Ofis içinde kurulu, dolayısıyla çok hızlı çalışan bir portal ile tüm ofis içi özel yazışmanın yapılması
Geriye dönük olarak yapılmış tüm yayınların takip edilmesi
Ofis içinde bilginin sadece ilgili kişinin aklında kalmasına engel olunması ve paylaşılarak sürekliliğin sağlanması
Yetki seviyeleri aracılığıyla sadece ilgili kişilerin bilgiye ulaşmasının sağlanması


İnternet (tüm dünya) için bir portal'a sahip olunması
Şirket haberlerininin iletilmesi
Müşterilerin yapılan kampanyalardan haberdar edilmesi
Müşterilerden gelen sorulara yanıt verilmesi ve böylece bir soruya bir kez yanıt verilmemiş olması
Görüldüğü gibi, gittikçe gidiyor...

Peki, yukarıda sözünü ettiğimiz fonksiyonlar için ne gibi araçlar kullanmamız gerekiyor, onları da yeri gelmişken listeleyelim:
İşletim sistemleri
Kelime işlem programları
Tablolama programları
Sunu programları
Tarayıcılar (browser'lar)
Güvenlik duvarı (firewall)
Yönlendirici (router)
Proxy
Web sunucu
E-mail sunucu
ftp sunucu
Müşteri İlişkileri Yönetimi (Customer Relationship Management - CRM)
Portal
Dosya Paylaşımı
Yazıcı paylaşımı
Arşivleme
Görüldüğü gibi bu sıralama da gittikçe gidiyor...Teknoloji hayatımıza her geçen gün daha fazla girmektedir. Bizler, yani şirketlerde çalışanlar, her geçen gün çalışmalarımızda teknolojiye daha fazla ihtiyaç duymaktayız. Bu ihtiyaç öyle bir noktaya gelmiştir ki, artık bilgisayar olmadan pek çok işyeri çalışamamaktadır. Örnekleme yapacak olursak, araba olmadan işe gidilememekte ya da elektrik olmadan ısınılamamaktadır. Görüldüğü gibi, zincirleme bir reaksiyon ile hayatımıza giren gelişmeler,bizleri belli yollardan gitmeye mecbur kılmaktadır. Burada bize düşen,çözümlerin arasında seçim yaparken zaman ve para arasındaki kazanç dengesini iyi kurmak olmalıdır.Temel olarak, hedeflememiz gerekenin şirket fonksiyonlarını yerine getirmek olduğunu aklımızdan çıkarmamalıyız. Her yeni çıkan teknoloji, aslında şirketimiz için faydalı olmayabilir. Örneğin; yeni çıkan bir işletim sistemine hemen geçiş yapmak, başlangıçta kullanıcıların kullanım hızını düşürecektir. Peşinden de genelde, geri dönük uyumluluk (backward compattibility) sorunları ile karşılaşabiliriz. Şirketlerin altyapısı gittikçe artan bir oranda teknolojiye bağımlı hale geldiği için, bırakın sistemin çalışmamasını, yavaş çalışması bile, şirketleri doğrudan etkileyecektir. Teknolojiye bakışın, olabildiğince genel ve objektif olması gerekir. Objektif olabilmek ayrıntılı teknik bilgi gerektirir. Eğer kendimiz buna sahip değilsek, gerekli bilgiyi topladıktan sonra, yapılması düşünülen değişikliği sistemimizin bütünü çerçevesinde ve amaca yönelik bir şekilde değerlendirmeliyiz. Unutmayalım ki, her yenilik mevcut uyumu bozma olasılığını da içinde barındırır. Bu riski en aza indirgemek, ancak bütünsel bir bilinç ve bakış açısıyla mümkündür.

Mehmet CİHANGİR